Jiddu Krishnamurti’nin, Ayna Yayınevi tarafından basılmış “Doğa ve Çevre Üzerine” adlı kitabında yer alan bir sohbetinden bahsetmek istiyorum. 22 Kasım 1964 tarihinde Varanasi’de yaptığı bir sohbetinden… Bu sohbetinde ‘bağ kurmak’ kavramını kullanışı dikkatimi çekti… Biraz üzerine eğildim.

‘Bağ Kurmak

Üzerine eğildiğim ‘bağ kurmak’ ya da ‘birlik halinde olmak’ (communion) kavramı, daha önce bahsettiğimiz ‘Bilmek Edimi’ ile ‘Öğrenmek Edimi’ gibi bazı Krishnamurti kavramlarını, zihnimizde yerli yerine oturtmak ve anlayışımıza taşımak konusunda bize yardımcı olacak nitelikte.

Krishnamurti, ‘bağ kurmak’ kavramını, insanın herhangi bir şey ile ilişkisinde, geçmişin araya girmeyişi olarak tarif ediyor. Yani insan, herhangi bir şey ile bağ kurduğunda ya da birlik halinde olduğunda, geçmişin koşullanışı altındaki merkez, yani ben (me) dağılıyor ve insan her şeye yepyeni bir göz ile bakabiliyor.

Bir toprak parçasına ağaç diktikten sonra, ona “benim ağacım” diyen insan, gerçekten bir ağaç ile bağ kurabilir mi? Kendisini sahip olduklarıyla tanımlayan bu ben (me) ya da bu insan, gerçekten karısı ile, gerçekten kocası ile bağ kurabilir mi?

Acaba herhangi bir şey ile bağ kurduk mu? Kendimiz ile bağ kurduk mu?

doga-ve-cevre-uzerine

Edim’den Bağ Kurmak Haline Geçiş

Krishnamurti, insanın kendisi ile bağ kuruşun, Üst Ben ile, Atman ile, Tanrı ile değil, gerçekten insanın kendisi ile, insanın kendi açgözlülüğü ile, kıskançlığı ile, hırsları ile, zalimlikleri ile, hileleri ile bağ kurmak anlamına geldiğini ve buradan yola devam edilerek sessizliğe, dinginliğe ulaşılabileceğini ifade ediyor.

Krishnamurti’ye göre, düşüncenin, belleğin, geçmişin koşullanışları altında hareket eden bir zihin, gürültücü bir zihindir. Kendini bir şeylere inandırmak için sürekli hareket eder, gürültü yapar. Gürültüden doğan bir edim, daha çok gürültüye, daha çok karışıklığa sebep olur.

Krishnamurti Öğretisi’nde, Düşüncenin Hareketi olarak ifade edilen deneyim, bilgi, bellek, düşünce, edim döngüsünde, ancak edim’den bağ kurmak haline geçiş ile zihnin kendisiyle ilgili her şey ile bağ kurabileceğine değiniliyor. Jiddu Krishnamurti‘ye göre, zihnin kendisiyle ilgili her şey ile bağ kuruşu sağlanarak sessizliğe ulaşılabiliniyor ve bütünsel ve yaratıcı eylem’e ancak bu sessizlikten geçilebiliniyor.

Jiddu Krishnamurti’nin “Doğa ve Çevre Üzerine” adını taşıyan kitabı, Krishnamurti’yi izleyenler tarafından atlanmış veya sonra okunmak üzere kenara ayrılmış olanlardan. En azından benim için böyle idi. Bu son okuyuşumda, “Doğa ve Çevre Üzerine”ye bir haksızlık yaptığımı açıkça anladım. Kitap içerisinde yer alan sohbetlerin neredeyse tamamı üst düzeyde. Krishnamurti okurlarının bu kitabı okumayanları, bence hemen okusunlar; okuyanları ise, ilk fırsatta yeniden okusunlar…